Süleyman Akay

Bilen değil, yapan kazanır

HAKKIMDA

Mikroskop insana önemini gösterdi, teleskop da önemsizliğini.

Kimliğimi anlamama yardımcı olan harika bir söz ile, başlamak istedim. Kendimi anlatırken, mikroskopla bakarak, abartarak mı anlatmalıyım yoksa, teleskopla bakarak küçülterek mi? Egomuz bu konuda şunu der, Başarılara mikroskopla, başarısızlıklara teleskop ile bakmalısın. O yüzden burada haliyle başarılarımı anlatmam beklenir, ben ise başarısızlıklarıma daha fazla yer vermek istedim. Bunun da esas amacı, bir insan istedikten sonra, bütün başarısızlıklara rağmen, tek bir hedefi bile olsa çok başarılı olabilecek potansiyele sahiptir.

O kadar çok başarısızlığım var ki, en başında hiç bir zaman iyi bir öğrenci olmadım, İlişkilerimde kötüydüm,  3-4 kez nişanlandım, İlk evliliğim sonlandı, Çocuklarım hep beni suçladı, İflas ettim, Kumar oynadım, Çok fazla alkol tükettim, Sigara içtim, Borçlarımı ödemedim, İcralık oldum, Aldattım, Aldatıldım, O kadar çok hatam ve kayıplarım oldu ki, istikrar diye bir şeyin farkında bilde değildim. Hayatın uçlarda yaşanan bir şey olduğunu düşünüyor ve iniş çıkışlarla günlerimi geçiriyordum. Bunları yaşarken de kendimce bahaneler buluyor, birilerini suçluyor ve rahatlıyordum.

Sonra bir şekilde bu durumdan rahatsız olmaya başladım. Neden etrafımda kimse yoktu? Neden zor kazandıklarımı kolay harcıyordum herşeyden önemlisi neden beni sevenleri üzüyordum? Bu soruların cevabını bulmak için 2002 yılında kişisel gelişim ile tanıştım. Her ne kadar kişisel gelişim işimi yaparken “neden?” sorusunu hiç sormasam da, o zaman benim gerçekleri görmem için, hatalarıma mikroskopla bakmam ve sorgulamam gerekiyordu. İyi ki sorgulamışım, iyi ki hatalarıma mikroskopla bakmayı akıl etmişim.

Benim hayatımda, kişisel gelişim öncesi ve sonrası arasında inanılmaz farklılıklar oldu. ben başardıysam herkes başarabilir. Siz de bütün kötü gidişatı durdurup, kendinizi yeniden tasarlayarak başarılara imza atabilirsiniz. Ne demiş Mevlana?  “Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, İster puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.”

Anladığım kadarıyla bütün mesele şu: Bize bir beceri yada bir değer veriliyor, bizim bu verileni nasıl kullandığımız ise, bütün olarak kimliğimizi oluşturuyor.

Bir örnek vermek daha doğru anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

Örneğin bize değer olarak “yüksek zeka” verilmiş olsun.  Eksikliğini hissettiğiniz şey ise, zenginlik olsun. Yüksek zekayı, zengin olmak için nasıl kullanabilirsiniz? İyi yada kötü bir şekilde var olanı kullanabileceğimiz gibi, bunu hiçe de sayıp, köreltebiliriz de.

Kişisel gelişim, sahip olduğumuz potansiyeli amaca dönüştürürken, izlediğimiz yolu belirleyerek kimliğimizi oluşturmada bize yardımcı olur. Batılı kişisel gelişimcilerin, “Kendini gerçekleştir” dedikleri şey tam da budur.

Hayatımın kişisel gelişim ile tanıştıktan sonraki kısmında ise hatalarım ve dolayısı ile kayıplarım azaldı. Daha az kişiyi kırdım, daha fazla kişiye dokundum, tüketmekten çok ürettim, aldığımdan daha fazlasını vermeye çalıştım. Bu sayede gerçek kimliğimi buldum.

Ben başardıysam, herkes başarabilir. Doğru kararları, emekle birleştirince, ortaya harika sonuçlar çıkıyor. Üstelik bilinçaltımız, olmak istediğimiz kimliğimize doğru bizi inanılmaz şekilde destekliyor. Yani bir koyup kırk alıyorsunuz.

Hepimizin bilinçaltı en az benimki kadar verimlidir. İsteyen herkes, potansiyelini, doğru kararlar ve bir miktar emekle, amacı için kullanır ve kimliğini oluşturur.

Bu çetrefilli yolda, eşekten düşmüş ve kalkmasını bilmiş birisi olarak kilit noktalarda, isteyen herkese katkı sağlayabilirim.